Sejuani doğduğunda, kabilesine Freljord’un bölünmüş topraklarında hükümdarlık yapacağı çoktan söylenmişti. İnsanları, yüzyıllarca acı çekmiş, donmuş topraklarda bir savaş kaybedercesine Freljord’da yaşamları sürekli olarak kötüye gitmişti. Sejuani bu trajedinin ortasında yetişti. Bu, O’na kendi kaderini kendi yazma arzusunu aşıladı. Kendisini sürekli tehlikelerin içine attı. Kuzey fırtınalarının içine yemek veya kürk bile almadan giriyor, antrenmanlarını soğuk rüzgarlar derisini tırmalarken yapıyordu.. Kabilesinin en güçlü savaşçılarıyla bacakları kendisini taşıyamayacak duruma gelene kadar eğitim yapıyordu. Kabilesinde bir başka kimseyi çok rahat öldürebilecek derecede yaralanmalar geçirmesine rağmen bunlar O’nu sadece güçlendiriyordu.. İnsanları O’nu “Fırtınanın Kalbi” olarak çağırmaya başlamışlardı.

Sejuani artık bir şeylerin değişme vaktinin geldiğini hissediyordu. İnsanlarının yıllardır düşmanlardan uzakta, adete izole olmuş şekilde yaşama tarzını artık değiştirmek istiyordu. Yirmisine geldiğinde bunu artık dile getirmiş ve bu hareketin lideri olmaya hazır olduğunu söylemişti. Eğitimlerini tamamlamış ve düşman kabile liderleriyle savaşmaya hazır duruma gelmişti. Bugüne kadarki başarıları çoktan efsane haline gelmişti ve tarafındaki askerler Sejuani’nin gücünden, azminden etkilenmişti. Ancak Sejuani görevine başlamadan önce, bir başka Freljord kabile lideri Ashe Freljord’a barış getirebilmek için uğraşmaya başlamış ve bu yolda League of Legends’a katılmıştı. Ancak Sejuani için bu sadece korkaklara yönelik bir hareketti. Bir korkağın, Freljord’da zaten az kalmış olan değerli kaynakları toplama adına hilesi.. Kendi insanlarındaki güveni görmüş ve asla pes etmeyeceklerine ikna olmuştu. Kendisini Freljord’un gerçek lideri olarak ispatlamaya karar vermişti ve bu yolda öncelikle Ashe’yi alt etmesi gerektiğini biliyordu. League of Legends’a yegane katılma sebebi buydu.

“Freljord herkese dar. Diğerleri için “barış” ölümden başka bir anlam taşımayacak..” – Sejuani


Not: Alıntıdır